Bu Da Gelir Bu Da Geçer (mi)…


           Güzel bir Erzincan türküsü vardır; ’’Bu da gelir bu da geçer ağlama ‘’ der. Dertlerimizin, sıkıntılarımızın ,acılarımızın bir gün gelip geçeceğini artık üzülmeyeceğimizi anlatmaya, teselli etmeye çalışır .Ama o zaman ne zaman gelecek .Ne zaman ağlamayı bırakıp dertlerimiz sona erecek. Yüreğimiz yangın yeriyken ,gözlerimiz kan ağlarken, çaresizlik içinde yumruklarımız sıkılı geceleri uyku nedir unutmuşken ne zaman güleceğiz. Feryat figan ağlayan mazlumları, yaşlıları, çocukları, gençleri haber ekranlarında daha ne kadar izleyeceğiz.

       Diyar-ı İslamda hep kan, hep  gözyaşı. Suriye, Irak ,Filistin, Doğu Türkistan…Nereye kadar bu zulümlere sessiz kalacağız. Sahi Müslüman kanı kadar değersiz, kolay akıtılan başka bir kan var mı dünyada. Müslüman canı kadar kolay alınan başka bir can var mı bu dünyada?

        Bu da gelir bu da geçer diyemiyoruz. Çünkü geçmiyor acılarımız. Mazlumların feryadı dinmiyor. Osmanlının dağılmasından itibaren başladı bu acılarımız. Yüzyıldır da dinmiyor. Gün geçmiyor ki bir İslam ülkesinde ölümler, katliamlar, savaşlar  yaşanmasın. Ege denizi ve Akdeniz adeta insan mezarlığına dönüştü. İnsan hakları gözlemcileri Akdeniz ve Ege’de boğulan mülteci sayılarını binlerle ifade ediyorlar.

        Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne ne demeli. Orta Asya’da Türklerin korkusundan dünyanın en büyük seddini yapmak zorunda kalan Çinliler şimdi Doğu Türkistan’daki kardeşlerimize yapmadıkları zulüm kalmadı . Kur’an-ın , namazın, orucun yasak olduğu bölgede Türk kızları zorla Çinli erkeklerle evlendiriliyor. Her Müslüman Türkün evine genç bir Çinli yerleştiriliyor. Bu nasıl bir zihniyet, bu nasıl bir işkence. Bir yabancı genç gelip senin karının, kızının olduğu evde seninle birlikte yaşayacak. Küçük çocuklar toplama kamplarına götürülüp kültür yükseltilmesi adı altında dininden, dilinden, kültüründen uzaklaştırılıp beyinleri yıkanacak.2017 yılından itibaren 16 adet olduğu tahmin edilen bu kamplarda 1 ile 3 milyon Müslüman Türkün yaşadığı tahmin ediliyor. Bunlar daha tahmin edilen. Komünist Çin yönetimi bölgeye insan hakları gözlemcilerinin girmesine izin vermiyor. Bölgeden tek haber kaynağı zulümden kaçmayı başaran insanlar. Bu nasıl bir zulüm…

     Tarih kitaplarında Mete’yle ilgili şöyle bir olay anlatılır. Çin’in entrika ve arkadan vurmalarından bıkan devlet erkanı Hun hükümdarı Mete’ye Çin’e sefer düzenleyelim  derler. Mete bir süre düşünür ve şöyle cevap verir: Tamam Çin’e saldıralım saldırmasına da o kadar adamı nereye gömeceğiz. Günümüzde de Çinlilerin sayısı çok ama emin olun onların gömülecek yerleri de çoktur.

       Allah’ım bu acılar artık gelip geçsin. Müslümanların tarihe yön verdikleri günleri bizlere tekrar nasip et. İçimizden korkusuz komutanlar, yiğit neferler, çağ açıp kapatacak liderler nasip et. Öyle ordularımız olsun ki anıldığı zaman ismi bile mazluma umut ışığı olsun. Nerede bir mazlum varsa orada mazlumun duası, zalimin korkusu olsun.

      Geçmeyen bu acılarımız ,gözyaşlarımız için Allah’ım tüm mazlumlara yardım et. Yaşayacaksak da hep birlikte şerefimizle ,öleceksek de yine şerefimizle hep birlikte ölelim. Zaman kardeşlerimize sahip çıkma zamanı .Elimizle, dilimizle, dualarımızla. Bunun ötesinde de zaten yaşamıyoruz demektir…

      Selam ve dua ile….    

 

medipcafanali44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Tem

Kadına Şiddeti Nasıl Okumalı

10Haz

VUSLAT ZAMANI

03Şub

Deprem Ve Sarsılan Yüreklerimiz

27Oca
21Oca