Yaşam

Simitçi Ömer Vefat Etti Simitçi Ömer Vefat Etti
Akay Ailesinin Acı Kaybı Akay Ailesinin Acı Kaybı
Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan Vefat Etti Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan Vefat Etti
Yentür Ailesinin Acı Günü Yentür Ailesinin Acı Günü
Gürgöze Ailesinin Acı Kaybı Gürgöze Ailesinin Acı Kaybı
Gürtürk Ailesinin Acısını Paylaşıyoruz. Gürtürk Ailesinin Acısını Paylaşıyoruz.
Küçükay Ailesi'nin Acı Günü Küçükay Ailesi'nin Acı Günü
Tekataş Ailesinin Acı Günü Tekataş Ailesinin Acı Günü
Kayıp nüfus cüzdanı nasıl çıkarılır? Kayıp nüfus cüzdanı nasıl çıkarılır?
Taşdelen Ailesi'nin Acı Günü Taşdelen Ailesi'nin Acı Günü
ALADAĞ ve GÜL Ailelerinin Acılarını Paylaşıyoruz. ALADAĞ ve GÜL Ailelerinin Acılarını Paylaşıyoruz.
Esra Sönmezer'in Acı Günü Esra Sönmezer'in Acı Günü
Gelin ve damat tulum, maske, eldiven ve koruyucu gözlükle 'Evet' dedi Gelin ve damat tulum, maske, eldiven ve koruyucu gözlükle 'Evet' dedi
İzolasyonun getirdiği travmaya dikkat: Evde zamanı verimli geçirin İzolasyonun getirdiği travmaya dikkat: Evde zamanı verimli geçirin
Evde kalanlar ekmek yapmaya başladı, talep yüzde 1500 arttı Evde kalanlar ekmek yapmaya başladı, talep yüzde 1500 arttı
Kağıthane'de 'Rota yeniden oluşturuldu' Kağıthane'de 'Rota yeniden oluşturuldu'
Yasağın ardından piknik alanları boşaltıldı Yasağın ardından piknik alanları boşaltıldı
Mobil gardırop uygulaması şıklığı hedefliyor Mobil gardırop uygulaması şıklığı hedefliyor
Çocuklar depremin yaratacağı travmayla nasıl başa çıkar Çocuklar depremin yaratacağı travmayla nasıl başa çıkar
Eşi için 40 günde 20 kilo verdi Eşi için 40 günde 20 kilo verdi
Yaşam Haberleri

Simitçi Ömer Vefat Etti

Simiççi Ömer (Ömer Kılınç) hakka yürüdü.

Akay Ailesinin Acı Kaybı

BEM-BİR SEN Elazığ Şube Başkanı Süleyman Akay, Fatih Akay Yeniden Refah Partisi yönetim kurulu üyesi Salih Emrah Akay'ın muhterem babaları Mehmet Akay tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan Vefat Etti

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi, Türk Edebiyatı Şairi Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan, vefat etti.

Yentür Ailesinin Acı Günü

Elazığ Baro Başkanı Av. Mustafa Yentür'ün babası Hıdır Yentür vefat etti.

Gürgöze Ailesinin Acı Kaybı

AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı Koordinatörü Ramazan Gürgöze'nin annesi vefat etti.

Gürtürk Ailesinin Acısını Paylaşıyoruz.

Haber Ayrıntı Gazetesi İmtiyaz sahibi Serkan Gürtürk’ün annesi Bircan Gürtürk, hakka yürüdü.

Küçükay Ailesi'nin Acı Günü

Elazığlı İş İnsanı Ahmet Küçükay'ın annesi Saniye Küçükay, kalp krizi sonucu vefat etti.

Tekataş Ailesinin Acı Günü

Trabzon İçmesuyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ) Genel Müdürü, Elazığlı bürokrat Ali Tekataş'ın Babası, emekli okul müdürü Hasan Hüseyin Tekataş vefat etti.

Kayıp nüfus cüzdanı nasıl çıkarılır?

Dağıtımına 2017 yılının Ocak ayında başlanan yeni T.C. çipli kimlik kartınızı kaybederseniz neler yapmanız gerekiyor?

Taşdelen Ailesi'nin Acı Günü

CHP Çankaya eski belediye başkanı Elazığlı hemşehrimiz Doğan Taşdelen, hayatını kaybetti.

ALADAĞ ve GÜL Ailelerinin Acılarını Paylaşıyoruz.

Harput Sancak Haber Sitemiz Köşe Yazarı, kadim dostumuz, ağabeyimiz Numan ALADAĞ ile Akif ALADAĞ’ın halası, Dr. Abdulaziz GÜL’ün annesi Pakize GÜL, Hakk’a yürüdü.

Esra Sönmezer'in Acı Günü

Sinema ve dizi filmlerin ünlü oyuncusu Esra Sönmezer, babası Enver Sönmezer’in 83 yaşında yaşama gözlerini yummasıyla sarsıldı.

Gelin ve damat tulum, maske, eldiven ve koruyucu gözlükle 'Evet' dedi

Çiftlerin, şahitler dışında hiç kimsenin kabul edilmediği nikahları, nikah memuru Gamze Çelik tarafından kıyıldı. Nikahta, gelin ve damat gibi şahitler ve evlendirme memuru da maske takarak virüse karşı önlem aldı.

İzolasyonun getirdiği travmaya dikkat: Evde zamanı verimli geçirin

Altınbaş Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Fatoş Altınbaş, Türkiye'deki vatandaşların Akdenizli kimliğine sahip olduğunu söyleyerek, koranavirüs salgını nedeniyle uygulanan sosyal izolasyona uyum sağlamakta güçlük çektiğini belirtti.

Evde kalanlar ekmek yapmaya başladı, talep yüzde 1500 arttı

Koronavirüs salgını sebebiyle 'evde kal' uyarılarını dikkate alan insanların dijital tüketimi arttı. Evde geçirilen sürenin uzamasıyla vatandaşlar, dışarıdan almak zorunda kaldığı bazı ihtiyaçlarını evde yapmaya başladı. Onların başında da ekmek yapımı geliyor. Cimri.com'a göre, ekmek yapma makinesine olan talep yüzde 1500 arttı. Talebin bu kadar çok olması fiyatlara da yansıdı. E-ticaret sitelerinde makinenin fiyatı 3 bin liraya kadar çıkarken ürüne 'tükenmek üzere' ibaresi eklendi.

Kağıthane'de 'Rota yeniden oluşturuldu'

BANKLARA MESAJLI LEVHALAR YERLEŞTİRİLDİ

Yasağın ardından piknik alanları boşaltıldı

Koronavirüs (Covid-19) salgını ile mücadele kapsamında alınan önlemlere yenileri ekleniyor.  Eyüp Sultan Belediyesi, Kurt Kemeri Sosyal Tesisleri'nde araçlarla anons yaparak mangal yakan ve piknik yapan vatandaşları uyardı. Ayrıca görevli memurlar vatandaşlara eldiven ve maske dağıtımı yaparak bilgilendirmede bulundu.

Mobil gardırop uygulaması şıklığı hedefliyor

Hangi ortamda ne tür bir kıyafet giyeceğine karar veremeyen, karar verse bile içine sinebilecek kombinasyonlar oluşturmakta güçlük çekenler için yeni bir mobil uygulama geliştirildi. Altınbaş Üniversitesi Kuluçka Merkezi'nde faaliyet gösteren Gona Trend, geliştirdiği Gardırop Uygulamasını kullanıma sunmaya hazırlanıyor.

NE GİYECEĞİNİZE MOBİL UYGULAMA KARAR VERECEK

Altınbaş Üniversitesi Kuluçka Merkezi'nin ilk şirketi unvanına sahip Gona Trend'in kurucu ortağı Gonca Gül Özer, şirketin moda trendleriyle ilgili araştırmalar yürüttüğünü söyledi. Moda trend analizi çalışmalarına destek sağlaması amacıyla patentli bir Gardırop Uygulaması geliştirdiklerini anlatan Gonca Gül Özer, hem Android hem iOS platformlarında çalıştırılabilecek uygulamanın, kişinin gardırobundaki giyim eşyalarının kaydını tutarak, giyim esnasında yaptığı seçimleri kolaylaştırmayı amaçladığını belirtti. Kullanıcıların uygulama sayesinde dolabındaki kıyafetlerle ilgili ön izleme sağlayabileceğini belirten Gonca Gül Özer, 'Kişi herhangi bir kıyafeti üzerine giymeden, giydiğinde nasıl görüneceğini anlayabilecek. Böylece hem zamandan tasarruf edecek hem de bu konularda daha az kafa yormuş olacak' diye konuştu.

HERKES MODAYA UYGUN GİYİNEBİLECEK

Gül Özer'in verdiği bilgiye göre uygulama, her giysinin ne zaman ne için veya hangi ortamda giyildiğine dair bilgileri kaydederek, kullanıcıya daha sonraki seçimlerinde giyilme sıklığını ve en son ne zaman giyildiğini gösterecek. Uygulama, amaç belirtilmesi halinde önceki tercihlere bağlı olarak veya yeni trendlere dayalı ve moda uzmanının önceden belirlediği özelliklere göre giysi ve kombin önerisi yapacak. Uygulama, yeteri kadar veri topladığında kullanıcıya istatiksel yöntemlere dayalı öneriler de sunacak.

ALTI AY SONRA HAZIR

Uygulamanın yazılımı üzerinde Altınbaş Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Oğuz Karan ve son sınıf öğrencileri İpek Çağla Genç ve Büşra Nur Aydemir ile bir çalışma yürüttüklerini anlatan Gonca Gül Özer 'Geliştirmekte olduğumuz yazılım şu an kodlama aşamasında. Altı ay gibi bir süre zarfında hayata geçmesini hedefliyoruz' ifadelerini kullandı.

UYGULAMA NASIL ÇALIŞACAK?

Proje üzerinde çalışmalarını yürüten Altınbaş Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencileri İpek Çağla Genç ve Büşra Nur Aydemir, geliştirdikleri yeni uygulamanın çalışma sistemi hakkında bilgi verdiler. Mobil uygulamanın teknik altyapısı ve çalışma prensibini anlatan İpek Çağla Genç ve Büşra Nur Aydemir, şu bilgileri paylaştılar:

'Kullanıcılarımız uygulamamız içerisine kıyafetlerinin fotoğraflarını çekip yükleyecek. Yüklenen kıyafetler kategorilerine, desenlerine ve renklerine göre ayrılacak. Bu ayrılan kıyafetlerini istedikleri zaman gardıroplarında görüntüleyebilecekler. Kullanıcıların yüklediği kıyafet fotoğraflarını sistemimiz 3 boyutlu hale getirecek. Bu üç boyutlu fotoğraflar, uygulamamızda oluşturduğumuz avatar üzerine giydirilebilir hale gelecek.'

Programın kombin önerilerini temel olarak giyilecekleri ortama göre hazırlayıp kullanıcıya sunacağını belirten İpek Çağla ve Büşra Nur, 'Örnek vermek gerekirse iş toplantısına gidecekseniz eğer uygulamamız, iş kıyafetleri kategorisinde bulunan kıyafetler içerisinden kullanıcıya öneride bulunacak. Uygulamamızın uygun kombin yapmakta zorlanan kullanıcılara büyük kolaylık sağlayacağını düşünüyoruz' şeklinde konuştular.

Çocuklar depremin yaratacağı travmayla nasıl başa çıkar

Manisa ve Elazığ başta olmak üzere faklı bölgelerde ardı ardına yaşanan depremlere maruz kalan çocukların ruh sağlığı da büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre depremi birebir yaşayan ya da yalnızca medya kanalları aracılığıyla deprem bölgesinde yaşanan travmayı gören çocuklar, depremin nasıl gerçekleştiğini zihinlerinde işleyemiyor. Uzmanlara göre belirsizlik, çocuklarda endişe ve kaygı yaratabileceği gibi kalıcı sorunlara da yol açabiliyor.

'DEPREM GEÇTİ, BİTTİ DEMEK ÇÖZÜM YARATMAZ'

Özyeğin Üniversitesi Çift ve Aile Merkezi (ÖzÜÇAM) Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Selenga Gürmen'e göre çocukların depremle ilgili duygu ve düşüncelerini kendi kelimeleriyle ifade etmelerine ebeveynlerin olanak sağlaması gerekiyor. Gürmen, 'Çocukların yaşadıkları korku ve panik duygularının doğal olduğunu onlara anlatmamız gerekiyor. Depremin tekrarlanabilen bir doğal afet olduğunu gelişimsel yaşlarına uygun olarak anlatmak çok önemli. Bazen çocukları geçiştirmek, geçti bitti demek rahatlatıcı bir fikir gibi gözükse de hem gerçekçi değildir, hem de çocuklarımızın işlemesi gereken duyguları bir kenara itmemize sebebiyet verebilir' dedi. Depremi yaşayan çocuklara uzmanların yönlendirmesiyle aileleri ve öğretmenleri tarafından özel destek verilmesi gerektiğini belirten Selenga Gürmen, aynı travmayı yaşamak zorunda kalsalar bile hazırlıklı olacaklarını anlatmaları gerektiğine vurgu yaptı.

Selenga Gürmen, 'Aileler çocuğun travma öncesi düzenini mümkün olduğunca tekrar kurmaya özen göstermeli. Büyük bir travma sonrası çocuklar sorumluluklarını bir kenara atıp altını ıslatma, parmak emme gibi daha erken gelişimsel döneme ait davranışlarına geri dönmeye meyilli olabilir. Bu durumda aileler çocuklarına ufak tefek sorumluluklar vermeli, çocuğu kendi hayatıyla ve aileyle ilgili konularda karar bildirmeye teşvik etmeli. Buna rağmen çocukta geçmeyen endişe ve korku hali, bebeklik davranışlarına dönüş, okulda ve evde davranış bozuklukları, uyku bozukluğu, ergenlikteyse sağlıksız seksüel yatkınlık, kendini ve başkalarını tehlikeye atacak şiddet davranışları varsa acilen bir uzman ile görüşülüp yardım alınması gerekir. Çocuklarda ve ergenlerde bu gibi davranışların tedavi edilmemesi ya da geç müdahale edilmesi ileride çocuğun yetişkinliğine sirayet eden duygu durum bozukluklarına yol açabilir' dedi.

'ÖĞRETMENLERE DE GÖREV DÜŞÜYOR'

Özyeğin Üniversitesi Çift ve Aile Merkezi (ÖzÜÇAM) Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Selenga Gürmen, depremi direkt yaşamamış ancak sosyal medya ve televizyon aracılığıyla insanların acısına ve depremin yaydığı korkuya maruz kalmış çocuklar için de ailelerin ve öğretmenlerin uygulaması gereken davranışlar söz konusu olduğuna dikkat çekti. Gürmen'e göre aileler ve okullarda öğretmenler çocuklara güvende olduklarını hatırlatırken deprem gibi bir afetle her zaman karşı karşıya kalabileceklerini de anlatmaları gerekiyor. Gürmen; 'Çocuklara deprem gerçeğini ve hazırlık yapmalarının ne kadar önemli olduğunu açık açık anlatmalıyız. Bilinçlendirme açısından deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak aktarılmalı. Hatta aileler bunu birlikte vakit geçirme etkinliğine dönüştürüp çocuklarıyla beraber deprem çantası hazırlayabilir, evdeki büyük eşyaları çocuklarının yardımıyla sabitleyebilir ve depremin yaratacağı olumsuzluklara karşı önlemler alabilirler. Merhamet ve yardımlaşma duygusunu desteklemek amacıyla deprem bölgesine yardım kutuları  hazırlama görevi çocuklara verilebilir. Maruz kaldığı görüntülere bağlı olarak çocuklarda günlük hayatlarını etkileyecek kadar yoğun korku, aile bireylerinden ayrıldığında rahatsızlık, evden çıkmak istememe gibi sorunlar yaşanıyorsa mutlaka bir psikologla iletişime geçilmeli. Psikologla yapılan görüşmenin ardından bir terapi süreci başlatmak gerektiğine kanaat getirilirse bu süreç hemen başlamalı hatta bu aşamaya aile ve çocuğun öğretmeni de dahil olmalıdır' diye konuştu.

'KENDİMİZİ İKİ HAFTA BOYUNCA GÖZLEMLEYELİM'

Çocuklara yardımcı olabilmek için öncelikle yetişkinlerin korku, endişe ve panik gibi duyguları yönetebilmesi gerektiğini ifade eden Selenga Gürmen, ebeveynlerin mümkün olduğunca sakin kalması gerektiğini, depreme bağlı olarak artan stres seviyesi neticesinde kalp çarpıntısı, yeme ve uyku bozukluğu gibi sorunların ortaya çıkabileceğini ancak yaşanan bu paniğin normal olduğunun altını çiziyor. Gürmen, 'Yetişkinler olarak iki hafta boyunca kendimizi gözlemleyelim. Ancak iki haftanın sonunda hala büyük bir endişe, uyku ve yeme bozukluğu, kalp çarpıntısı gibi semptomlarımız devam ediyor, kendimizi büyük bir umutsuzluk ve buhran içinde hissediyorsak veya her an tekrar aynı travmayı yaşayacağımızı düşünüp günlük hayatımızı erteliyorsak mutlaka bir uzmandan yardım almalıyız. Özyeğin Üniversitesi bünyesinde kurduğumuz Çift ve Aile Merkezi ÖzÜÇAM, bu konuda ailelere her türlü desteği vermek için hazır' şeklinde konuştu.

Toplam 156 haber.