Yerli otomobil ve Ortak Yaşam Kültürümüz


Geçen hafta sayın Cumhurbaşkanının katıldığı bir törenle Togg adı verilen yerli ve milli otomobil tanıtıldı.Yüzde yüz elektrikle çalıştığı,yarım saatte şarj olabildiği,500 km yol yapabildiği gibi teknik detayları açıklandı.Ülkemiz adına yapılan her çalışma gurur ve heyacan verici.Ne kadar eksiği de olsa ne kadar  eleştirilebilir yönleri de olsa taştan olsun bizim olsun demek lazım.İnsani ve milli duruşumuz bunu gerektiriyor.Ülkemizin gelişimi,refahı adına hangi çalışmayı kim yaparsa yapsın desteklememiz gerekiyor.Yapılan iş mükemmel olmayabilir ama bu bir başlangıçtır.Güzele,daha iyiye,mükemmele ulaşabilmek için milattır.Her çalışmanın,her çabanın arkasından mutlaka daha iyileri gelecektir.Yeter ki bizler doğrunun,olması gerekenin arkasında durabilelim.Doğruyu kimin söylediği yada yaptığının önemi yok,olmamalı da.Doğruyu söyleyene yada yapana göre değerlendiremeyiz.

Yapılan tanıtımın arkasından günlerdir medyada yazılıyor,çiziliyor,konuşuluyor.Bir kısım insanlar yerli araba üzerinden siyaset işletiyorlar.İşletiyorlar diyorum çünkü olaya bağımsız ve objektif olarak yaklaş(a)mıyorlar ve durum üzerinden siyasi görüşlerini paylaştıkları insanlara bir şeyler satmaya çalışıyorlar.Ne kadar yanlış ve ne kadar acı verici bir durum.Yapılan güzel bir işi yada söylenen güzel bir sözü tasvip etmek,desteklemek sadece aynı görüşü paylaşmamıza mı bağlı.Ortak bir yaşam kültürü oluşturarak farklılıklarımıza rağmen ortak bir amaç,ortak bir ideal uğruna bir araya gelemez miyiz? Hele hele bu ortak amaç ülkemizin gelişmesi,halkımızın refah seviyesinin artmasıysa neden olmasın.

Tarihteki tüm medeni ve gelişmiş toplumlara baktığımızda hepsinin ortak bir yaşam kültürü oluşturduğunu görüyoruz.İçlerindeki etnik,mezhebi,dini bütün farklılıkları zenginlik olarak gören,onları inkar ve red etmeden varlıklarını kabullenmiş,ortak bir yönetim kurarak özenilesi bir sanat,edebiyat,kültür ortamı ortaya çıkarmış ve sonuçta büyük bir medeniyet kurmuşlardır.Farklılıklar insanlarca düşmanlık olarak değil kurulacak yeni bir dostluk olarak algılanmıştır.Ve bunun sonucunda da birbirleriyle uğraşmadan ortak bir amaç etrafında toplanarak güçlenmiş ve dünyaya yön vermişlerdir.Şunu unutmamalıyız ki;birbirimizle uğraşıp gücümüzü dağıtacak ve zayıflayacak olursak bu sadece düşmanlarımızın işine gelecektir.

Ortak yaşam kültüründe birbirimizi,düşüncelerimizi,yaptıklarımızı yapıcı olmak kaydıyla eleştirebiliriz.Çünkü eleştiri olmazsa daha iyiyi,daha güzeli bulamayız.Hiçbir lider,hiçbir parti,hiçbir düşünce eleştirilemez değildir.Yalnız inançlarımız bu eleştirilerin dışındadır.İnsani ve beşeri olan her hareket, düşünce,kişi; yapıcı olmak ve hakaret unsuru taşımamak kaydıyla eleştirilebilir.Bugün yerli arabayı eleştirebiliriz yarın farklı bir şeyi.Ama burada önemli olan bu eleştirilerle eksiklikleri kapatmak,daha iyiyi ortaya çıkarmak olmalı.Yani amaç üzüm yemek olmalı,bağcıyı dövmek değil.Bütün gelişmiş toplumlarda olduğu gibi ortak bir yaşam kültürü oluşturmalıyız.Sözü söyleyenin,doğruyu yapanın siyasi düşüncesine,etnik kimliğine,dini inanışına bakmadan onu sadece söylediği sözleriyle ve yaptığı çalışmalarıyla değerlendirmeliyiz.Düşüncesi,inanışı,mensup olduğu etnik kimliği sadece onu bağlamalı.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki;bu ülkede yaşayan kader ortaklığı yapan insanlar olarak hepimiz aynı geminin, aynı yolun yolcularıyız.Amerikalı Müslüman lider Martin Luther Kİng’in dediği gibi”Ya birlikte kardeş gibi yaşamayı öğreneceğiz yada aptallar gibi hep beraber yok olacağız”.

Selam ve dua ile..

 

medipcafanali44@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Tem

Kadına Şiddeti Nasıl Okumalı

10Haz

VUSLAT ZAMANI

03Şub

Deprem Ve Sarsılan Yüreklerimiz

27Oca
21Oca