İktisadi Demokraside Adaletin Önemi - Numan Aladağ

İktisadi Demokraside Adaletin Önemi


Bir haftadır Türkiye de akciğerimiz olan orman yangınları, vatansever Büyük Türk Milletini yasa boğmuştur. Cenab-ı Allah bir daha böyle acıları göstermesin.
Orman, Adalet, tüm güvenlik kuvvetlerinin ve sağlık kurumlarının en büyük yardımcısıdır. Kalbinde Allah korkusu olan ve ruhunda Ay-Yıldızlı şanlı Türk bayrağı sevgisi olan, herkesin ormanlarımıza sahip çıkması gerekir. 

Allah, COVİD-19 sagınından da, cümlemizi bir an önce kurtarsın.

İKTİSADİ DEMOKRASİDE ADALETİN ÖNEMİ

Bir ülkede gerçek demokrasinin mevcudiyetinden bahsedebilmemiz için, ilk önce iktisadi demokrasinin kurulmuş olması gerekir. İktisadi demokrasinin mevcut olmadığı ülkelerde, Adalet ve güvenlik kuvvetlerinin stratejik önem taşıyan işlerine bakma zamanı bulamıyorlar. Ve böylece o ülkelerde daima Fetö terör örgütü gibi yollara yöneliyorlar. Onun içindir ki, iktisadi demokrasiye önem verilmelidir.

Hz. Muhammed (s.a.v.) buyuruyor: ''Adalet güzeldir; fakat devlet yöneticilerinde olursa daha güzeldir.'' 
Hz. Ömer (r.a.) buyuruyor: ''Bir millete baş olmanın ilk ve en büyük şartı, adil olmaktır.''
Hz. Ali (r.a.) buyuruyor: ''Adalet halkın diriliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir.''

İslam dini adalete büyük önem vermiş ve her konuda adalet emretmiştir.
Adalet, Cenab-ı Allah tarafından sakıncalı olan hareketliliklerden sakınmak ve hak yolunda doğrulukla hareket etmektir.

İktisadi Demokrasi nedir? 
İktisadi demokrasi, Türk Milletinin, Türk sanayicisinin ve Türk çiftçisinin destek istediği noktalardan uzak olmaması gerekir. Siyasi demokrasiyi tamamlayan iktisadi demokrasidir. 

Türkiye genelinde yaklaşık 2300 mağaza zincirine sahip ve domuz etini helal ürünlerle aynı dolapta satan mağazalar, raf bedeli şartı ile açıkça Adaletin ve Türk güvenlik kuvvetlerinin işlerini zorlaştırmaktadır. Raf bedeli çıksın diye vatansever Türk sanayicisi, istemeyerek çalışanların bir kısmının işine son veriyor. İşine son verilenlerde, Adalet'in ve güvenlik kuvvetlerinin işlerini zora sokuyor.

Raf bedeli şartını uygulayan mağaza zincirleri, Fransa devleti Kürt devleti kurulmalıdır diye Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Hükümetini, 2020-2021 eğitim döneminde tarih kitaplarında açıkça suçlamaktadır. Ayrıca tarihinde onaylamadığı sözde soykırım diye bahane edip, Fransa Ermeni diasporasına destek vermektedir. 

Bu mağaza zincirleri, Fransa sermayesinin hayati önem taşıyan su ve süt sektöründe Türkiye de faaliyet gösteren firmalarına, raf bedeli uğruna vatana ve velinimeti olan Türk Milletine saygı ve sevgiyi dışlayarak, açıkça Fransa sermayesine destek vermektedir. 

Bu mağaza zincirleri, Kurban Bayramında, Fetö ticari ahlakı ile Kurban kesimini yapmaktadır. Kurban kesen tasarruf sahibi diyor ki, kurban derisini kahraman Türk Mehmetçik vakfına benim adıma verin veya bana getirin. Alınan cevap: 07 Temmuz 2021 Çarşamba günü saat 14,55 de A...... ve 10 Temmuz 2021 Cumartesi günü G..... adlı müşteri temsilcileri, kesinlikle Mehmetçik vakfına bağış olmaz diye cevap verdiler. Verilen cevaplar, Fetö ticari ahlakıdır. Kurban kesen tasarruf sahibinin dediği olur. O mağazalar zincirinin dediği olamaz. Bu mağazalar zinciri, Fetö gibi İslamiyetti alet ederek faaliyetlerini sürdürmektedirler.

Bu mağaza zinciri iyi bilmelidir ki, Büyük Türk Milleti, müşterek şuur ve gaye sahibi insanların teşkil ettiği bir topluluk olarak kabul edilir. 

Her ülkenin kanunları o ülkede yaşayanların hürriyetlerinin hudutlarını tayin ve tesbit etmiştir. Bütün bu kanunlar hemen hemen tarihin bir mahsulü olan hakları kabul etmiş, yenilerini koymamıştır. Geçmişlerin sıfatı insanoğullarına kendi başlarına veya tabii hale bırakmış olmaktır. 

Aziz Türk Milleti, iktisadi (Raf bedeli şartı ile) faaliyetlerle anarşik-ekonomik terör oluşturma ve %100 yerli (Milli) sermayeyi zor duruma düşürme hayalinde olanlara karşı bir kez daha titreyip kendine gelmenin vakti geldi de geçiyor bile.

Bu mağazalar zinciri, iyi bilmelidirler ki, Türk Milletinden büyük, yalnızca Cenab-ı Allah vardır. Maddi gücü ve bilimsel sanları ile böbürlenmesinler. Kimsenin haddine değildir ki, anarşik-ekonomik terör faaliyetlerini desteklesin. "Büyük Türk Milleti, dostunu düşmanını tanımalıdır." ve "Lafla ne Millilik, nede Müslümanlık olur." 

Raf bedeli şartı, Fetö'dan daha tehlikeli bir uygulama olup, adaletsizliğin ta kendisi demektir. Raf bedeli parası ile sözde indirim diye, haksız rekabettin ta kendisi demektir. Raf bedeli, kara para hareketliliği demektir.

Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin ilgili kurumları, acaba raf bedeli şartı ile vatansever yerel (%100 yeri sermaye) su ve süt üreticilerini iflasa sürüklemeyi görmüyor mu? Eğer ki, vatansever yerel üreticilerin ürünlerine ilgi olursa Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, başta işsizlik olmak üzere birçok alanda Hükümet ve adalet mensuplarının, kısmen de olsa bir rahatlama olacağının bilincinde olsunlar.

İşsizlik demek, suç, günah ve her türlü ahlaksızlıkları işleme çemberini genişletme merkezi demektir.

Bu mağaza zincirleri, iyi bilmelidirler ki, Büyük Türk Milleti Kahraman Türk Mehmetçiğine ve Türk sanayici-çiftçisine, raf bedeli karşılığı ile zulmedenlere, 15 Temmuz 2016 yılında nasıl ki Fetö zulmüne haddini bildirdiyse, Kur'an-ı Kerim'in İSRA Suresi 16 ve TEVBE Suresi 123'cü ayetlerin mealini esas alarak, bu mağazaları da boykot ederek ekonomik darboğaza sürükleyecektir inşallah.

Bu mağazalar iyi bilmelidir ki, Türk tarihi sayılamayacak kadar çok kahraman ve cihangirlerle doludur. 

Australia-Silver şehri Brokin Hill savaşında, iki kahraman Türk evladının zafer tarihini iyi araştırsınlar ve Türk'lerin ruh ve iman kuvvetini görsünler.
 
Türkler hakim oldukları topraklarda her dönemde ve her koşulda geçerli olan birleştirici bir kültür mirası oluşturmuşlardır. İşte 21'ci yüzyılda Türk Milleti'ni tekrar lider milletler sınıfına sokacak olan miras da bu güçlü ve etkin medeniyet mirasıdır. 

Raf bedeli şartı ile Türkiye de temel gıda ve içecek sektörünü ele geçirmeye çalışıp ve haksız rekabet etme duygu ve düşüncesi ile hayaller kuran bu mağazalar, Büyük Türk Milletinin, iyilikseverlik, hayırseverlik ve Vatanseverlik gibi faziletler, Türk ahlakının ayrılmaz parçaları olduğunu bilmelidirler.

9 Ay önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dedi Fransa sermayesini boykot ediniz. Seslenişi stratejik önem taşımaktadır. Ermeni deyince akla gelen ilk şey; Fransa demektir. Çünkü Fransa Ermeni'den daha çok Ermeni'yi savunuyor. 

Adalet, hakkı hak sahibine vermek ve bu haklara tecavüz etmemektir.
Adalet, sorumluluğuna verilen görevleri zamanında ve yerli yerinde yapmak, insanlara ve hayvanlara karşı haksızlık etmemektir.
Adalet; cemiyetlerin ve milletlerin kalıcı olmasına, huzur ve ahenk içerisinde yaşamasına sebeptir. Hangi milletin efradı arasında adalet yoksa, ne kadar yükselmiş olursa olsun, sonunda o millet perişan olur.
Adaletsiz ferdin gönlünde huzur, adil olmayan milletlerin efradı arasında uygunluk, sevgi ve güven yoktur.
Adaletsiz cemiyetlerde herkes birbirinden kuşku içindedir. Aralarında mal, can ve namus emniyeti yoktur.
Adaletsiz milletler, bir dönem güncel hayat sürebilir. Fakat hiçbir zaman saltanatı devamlılık arz ediyor diyemeyiz, ikbalin güneşi kısa zamanda batar.
Adaletin kıymeti, ancak insan yaşantısına tatbik edildiği zaman ortaya çıkar. Adalet, sözde, edebi hitaplar ve yazılmış kitaplar arasında kaldığı müddetçe faydasız kalır.
Adaletsizlik, yeryüzünde yaşamış milletlerin çöküşüne yol açmış, batışını hazırlamış ve yurtları harap, kendileri de helak olmuşlardır. Hangi bir millet gösterilebilir ki adaleti yüzünden batmış veya ekonomik ve raf terörü uygulamaları ile payidar olmuş bulunsun.

Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde: ''Ehline ve idare ettiğin kimselere hükmetmekte adalet gösterenler, Cenab-ı Allah katında, yakuttan minberler üzerinde bulunacaklardır.'' 
Adaleti tarif ederken ''Hakkı, hak sahibine vermektir'' demiştik. Bu açıklamaya göre bize verilen sorumluluklarımızı zamanında ve sadakatla yapmak adalettir. Bir insanın en başta gelen görevi, Cenab-ı Hakkı birliğine iman edip ona karşı görevlerini tam olarak ve ihlas ile yapmaktır. 
İnsanlara karşı hakkaniyet ölçülerinden; hayvanlara karşı merhametten ayrılmamak da adalettir. Onlara karşı merhametten ayrılmayıp yemini, suyunu tam ve zamanında vermek, ağır vazifelere koşmamak adalettir. 

Adil ve vicdan ahlakına sahip kimse, suçluyu terbiye etmekte keskin kılıç; mazlumu korumakta şefkatli bir el gibidir. Bazı kişilerin makam-mevkileri, ticari kurumları, maddi ve manevi bakımından ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, adil idarecinin karşısında haksız kimse en zayıftır. Çünkü o, Hak namına hakkaniyet göstermektedir. Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: ''Cenab-ı Allah'ın emrine aykırı bir davranıştan sakınınız ve evladınız arasında adalet gösteriniz.'' 
Çocuklarımıza karşı sevgi ve vergide bile adaleti emreden İslam dini, diğer insanlara karşı davranışlarımızda daha ciddi bir hakimiyet göstermeyi emretmiş bulunmaktadır
Adil, vatanseverlik ve Allah korkusu ahlakına sahip insanların, dünyaları da ahiretleri de saadet içinde geçer. Mahşer günü Cenab-ı Allah'ın müstesna himayesine erecek kimselerden bir zümre de adil hükümdar ve amirlerdir.

Adaletten söz açıldığı zaman Hazret-i Ömer'i hatırlamamak mümkün müdür?
''Halife Hazret-i Ömer hastalanmıştı. O zamanki doktorlar kendisine bal kullanmayı tavsiye etmişlerdi. O mevsimde çarşıda bal satılmıyordu, fakat devlet hazinesinde bol miktarda bal vardı. Hazinedeki baldan, hastalığa ilaç olacak kadar alamayacağını bilen Hazret-i Ömer; halkı camiye toplamış ve tedavisi için bir miktar bal almaya izin istemiş ve halk müsaade edince almıştı.'' 
İşte adalet ve işte en mümtaz (Seçkin) şahsiyetlerden biri.

Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde şöyle beyan buyrulmaktadır: ''Cenab-ı Allah'ın laneti, rüşvet verenin ve rüşvet alanın üzerine olsun.'' Rüşvet (Menfaatler müşterektir), alıp veren insanlarda adalet olmadığını belgelemektedir.

ADALETİN KAYNAĞINA NASIL ULAŞABİLİRİZ?
Adaleti kanunlarda, mahkemelerde veya tarafsız bir yönetim içinde ararken acaba rotamızı şaşırmış olmuyor muyuz?
Adalet bir iç duyudur ve kalbinde taşıdığı Allah korkusu ile yaşar. Eğer vicdanlarda adalet duyusu yoksa onu kanunların maddelerinde, mahkeme koridorlarında veya resmi kurum kapılarında aramak hayalden başka bir şey değildir.

Adalet vicdan bahçelerinde yetişen meyve-sebze gibidir; eğer toplumu yaratan kişilerin kalplerinde bu şifa kaynağı bahçeler yoksa, bu bahçelere bu sebze ve meyvelerin tohumları ekilmemiş ise o toplumun kanunlarında, mahkemelerinde ve resmi kurum kapılarında adaleti aramaya kalkmak akıntıya kürek çekmek gibidir.

Eğer insanların vicdanlarında fidanları yeşermiş ise aslında kanunlara ve yargıçlara da lüzum kalmazdı.

Adalet kişilerin vicdanlarına Cenab-ı Allah tarafından yerleştirilmiştir, onu beslemek ve yetiştirmek gerekir. Onun gıdası ve güneşi insan sevgisidir. İçlerinde insan sevgisi ve vicdan muhasebesi olmayan yargıçların veya idarecilerin eline verilen adalet terazileri her zaman yanlış tartarlar: Zira okkası bozuktur.

Adalet arıyoruz derken ne demek istiyoruz?
Bazen ''Acaba Anayasalara, kanunlara ve mahkemelere fazla ümit bağlamıyor muyuz?'' diye düşünme duygusu çoğalıyor. Bütün bunlar yalancı ümitlerdir

MAHATMA GANDHİ'den ÖĞÜTLER:
1- Ahlaksız ticaret.
2- Emeksiz zenginlik.
3- İlkesiz siyaset.
4- Niteliksiz eğitim.
5- Vicdansız haz.
6- İnsaniyetsiz bilim.
7- Özverisiz ibadet. 

ÖZDEYİŞLER
1- Adalet nedir? Ağaçları sulamak...  Zulüm nedir? Dikenlere su vermek... (Mevlana Hz.)
2- Kanunlar örümcek ağları gibidir: Zayıfları ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer. (Balzac)
3- Ahlaki nizam, adalet sayesinde kurulabilir ve hiçbir şey onsuz devam edemez. (Loocardaire)
4- Özgürlük hiçbir zaman ''Her istediğini yapma izni'' anlamı taşımamıştır. (Mahatma Gandhi)
5- Adaletsiz rejimi adaletle yıkınız. (Mahatma Gandhi)
6- Hakikat asla bir nedene zarar vermez. (Mahatma Gandhi)
7- Yıl içinde, dün ve yarın hiçbir şey yapamayacağımız iki gün var. (Mahatma Gandhi)
8- İnsanlardaki iyiliği görün ve onlara yardım edin. (Mahatma Gandhi)
9- Asil ve haysiyetli insan, Allah korkusunu, vatan sevgisini, hak ve adaleti her şeyin üstünde tutandır. (Vali Ömer Naci Bozkurt)

Cenab-ı Allah, kalbinde Allah korkusu, ruhunda vatan sevgisi olanların vatana hizmet etmeyi kendilerine nasip etsin.

Cümle Vatan şehitlerini, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Rahmet, Gazileri minnetle anar. Cümle hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.

Kaynakça: 
1-Hadis-i şerifler, Mehmet Emre Büyük Dualar 1974
2-Pakistan'ın ünlü bürokrat din görevlisi, yargıtay eski başkanı, Hafız Muhammed Taqi Usmani
3-Erzurumlu  Hafız Abdullah Aldır
4-Hindistan-Rajasthanda, Türk asıllı Hindistan vatandaşı ve bürokrat kökenli din görevlisi Abdultimur Ahathan

numanaladag@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Eyl
29Ağs
22Ağs

Aloe Veranın Mucizevi Faydaları

08Ağs
30Tem