19 Mayıs'ı Doğru Okumak - Şerif BUDAK Emekli Eğitim Müfettişi

19 Mayıs'ı Doğru Okumak


19 Mayıs, İstiklal için verilen kutsal mücadelenin başladığı gündür.

Atatürk'ün Bandırma vapuruyla ayrıldığı İstanbul işgal altındaydı.
Ve başkentimiz İstanbul beş yıla yakın işgal altında kaldı. 
Kimin işgalinde? 
Emperyalist İngilizler ile Fransa ve İtalya’nın... 

Fakat, tarih kitaplarımızda İngilizlerle mücadele ettiğimiz hiç anlatılmıyor.  

Okullarımızın ders programlarında ‘İstanbul’un işgali’ konusu işleniyor mu?   
Üniversitelerin tarih lisans mezunları dahi bu işgal yıllarını biliyorlar mı?!.. 
Bu sorunun cevabını herkes kendi vicdanına vermelidir… 

Maalesef, Yakup Kadri’nin işgal yıllarını anlatan Sodom ve Gomore romanını dahi genç nesillere okutamadık…  

Atatürk Samsun’a doğru yola çıkarken ne diyordu?
"Biz Anadolu’ya ne silah ne cephane götürüyoruz; biz İDEALİ ve İMANI götürüyoruz!.."   

19 Mayıs’ta başlatılan Kurtuluş Mücadelesi, şımarık ve kibirli emperyalizmin suratına çakılan sert şamardır... 
Ama ilk değil, çünkü ondan önce Çanakkale Zaferi ve Kut’ül Amare Zaferi var…

Kurtuluş Savaşı, asla mağlup edilemez zannedilen ve başını İngilizlerin çektiği emperyalist güruha karşı İman ve İdealin zaferidir. 

Lakin kindar ve çok sinsi olan İngilizler, entrikalarla iç karışıklıklar çıkartarak zaafa düşürdüler. İslam kisvesiyle ileri sürdükleri piyonları vasıtasıyla intikam almaya çalıştılar ve devam etmektedirler. 

Osmanlı Devleti’nin son şeyhülislamları olan; Mustafa Sabri ve Dürrizade Abdullah, Türk milletinin emperyalizme karşı yaptığı bağımsızlık savaşına din adına karşı çıkmış, verdikleri fetva ve idam fermanlarıyla engellemeye çalışmışlardır.  
İşgal altında bulunan Osmanlı başkenti İstanbul’da Damad Ferid kabinesi Anadolu bağımsızlık hareketine karşı sert bir tavır takınmış, kabine üyeleri çok sert açıklamalar yapmıştır. Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Damad Ferid hükümetinin Kuvâ-yi Milliye aleyhine çıkarmış olduğu beş fetvayı 11 Nisan 1920’de imzalaması ile resmen tavrını ortaya koymuştur (fetvaların metni için bk. Cerîde-i İlmiyye, sy. 58, İstanbul 1 Şâban 1338 s. 1843-1844). 

Millî Mücadele aleyhinde fetvalar yazan Şeyhülislam Mustafa Sabri'nin İngiliz Muhipleri Cemiyetinin fahri başkanı olduğu hakkında noter tasdikli tarihi belge kendisinin gerçek kimliğini ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla Mustafa Sabri’nin İslam adına konuşmasının caiz olmadığını göstermektedir. (Tarihi belge için Prof. Dr. Tarık Zafer TUNAYA’nın Türkiye’de Siyasal Partiler isimli kitabına bakılabilir)   

Türk milletinin azim ve kararlılıkla emperyalizme karşı verdiği bu şerefli mücadele dünyadaki İstiklal Mücadelelerine ilham kaynağı ve cesaret örneği olmuştur… 

Büyük bir ruh ve beyne sahip olan Mahatma Gandi, bu zaferin mana ve önemini çok iyi anladı! Gandi Atatürk’ün mücadelesiyle motive oldu ve kazandığı cesaretle ülkesi Hindistan’a bağımsızlık kazandırdı ve bir suikast sonucu öldürüldü. 

Türk’ün kurtuluş mücadelesi, dünyada emperyalizme karşı verilen mücadeleler için ilham ve cesaret kaynağı olmuştur.  
 
Aynı şuur ve cesaretten ilham alan Muhammed Musaddık 1951’de İran’da İngilizlerin ele geçirdiği petrol tesislerini millileştirdi. Lakin 1953 yılında İngiliz, Amerika ve yerli işbirlikçilerinin (İslamcı maskesi takanlar da dâhil) ortaklaşa yaptıkları darbe sonucu Musaddık devrildi. 

Mısır’da 1953'te cumhuriyet yönetimini ilan eden Cemal Abdülnasır, Süveyş Kanalı’nı İngilizlerden aldı ve millileştirdi. Böylece, İngilizlere karşı koyarak İngilizlerin karizmasına bir darbe de Abdülnasır indirdi.
İngilizler, İhvan-ı Müslim’in (Müslüman Kardeşler) örgütünü Cemal Abdülnasır’a saldırttı; tıpkı günümüzde Amerikan ve İsrail’in yaptıkları gibi… Abdülnasır’a “İslamcılık” maskesi takarak saldıran örgütün içyüzünün ne olduğunu anlamak isteyenler;
CIA’nın tepesinde bulunan, beyni akıl hocası ve bu tür kirli işlerde mahir olan Graham Fuller’in adını ve sonra İSLAMSIZ DÜNYA isimli kitabının adını bilgisayarına yazsın, kapağında mum resimleri olan kitabın Pdf’sini tıklayıp indirsin ve özellikle 280-181 ve 283 sayfaları okusun...
Şaşırabilirsiniz, ama sakın şaşırmayın! Adam açık ve net yazmış… 
 
Ayrıca; Libya petrollerini İngilizlerden alıp millileştiren Muammer Kadafi’nin, Libya petrollerini millileştirmekte haklı olduğu Siraküza Mahkemesinin kararıyla tescil edilmişti… (Yaşı müsait olanların bu önemli olayları hatırlamaya çalışması ve unutmaması gereklidir.)  

O yıllarda ortaokul öğrencisiydik. Siraküza Mahkemesinin verdiği kararı heyecanla yorumlayan Merhum Necdet Sevinç’in yazılarını Bizim Anadolu gazetesinden takip ediyorduk. Bizim Anadolu gibi gazeteler gününde ulaşmayabiliyordu. Üç günün gazetelerini birden aldığımı hatırlıyorum.

Sonuç olarak;
Her türlü emperyalizmi reddederek verilen bağımsızlık mücadelelerinin prototipi (ilk örneği) şüphesiz Atatürk’ün yaptığı Kurtuluş Savaşı’dır. 

Zira dünyada; diğer milletlerin haklarına saygı duyan ve diğer milletleri ötekileştirerek sömürmeyi reddeden yegâne fikir veya düşünce Atatürk’ün düşüncesidir. Bu fikrin kaynağının ise, Ziya Gökalp’in “Milletlerin Müsaviliği” makalesi olduğu kanaatindeyim. Yeryüzünde adalet ve huzurun tesisi için bu düşüncenin hayata geçirilmesi şarttır. 
       
“Emperyalizme karşıyız” iddiasında bulunanlar; 
bir Emperyalist gücün kucağına oturup diğer bir Emperyalistlere saldırmakta ve küfretmektedir. 
Ancak yularını kaptırdığı kendi efendisi emperyalistlere ise kesinlikle toz kondurmamaktadır. 

Son söz;
Rengi ne olursa olsun, 
Uygulama şekli ne olursa olsun,
Hangi argümanlar üzerinden yürütülüyorsa yürütülsün,
Efendisi kim olursa olsun: ister Amerika, ister Rusya, ister İngiliz, İster Çin, İster Almanya velhasıl her türlü emperyalizme lanet olsun! Lanet olsun!..

Yaşasın, Türk milletinin Atatürk’ün liderliğinde verdiği şerefli İstiklal mücadelesi… 
                       
 

serifbudak12@mynet.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18May

19 Mayıs'ı Doğru Okumak

30Nis

Rahmet Dini Böyle mi Olacaktı

14Mar
28Şub
11Eyl

Milletleşme mi Kabileleşme mi?