8 ciltlik Kur’an’ı Kerim tefsiri ve Büyük İslam ilmihali adlı eserleriyle tanıdığımız Ömer Nasuhi Bilmen (ö.1971) hocanın gençlik yıllarında bir roman da yazdığını biliyor muydunuz ?
Diyanet İşleri Başkanlığı makamında da bulunan Ömer Nasuhi Bilmen hocanın eserinin
Orijinal ismi “İki Şukufe-i Taaşşuk”
Eser günümüzde “İki Aşk Çiçeği “ adıyla basılmış
Ömer Nasuhi Bilmen bu eserini imha etmemesini şöyle anlatıyor; “çocukluğumda yazdığım ve bende izi olan bir eserdir” diye bahseder
Gelelim konumuza
Geçen gün ramazan ayı dolayısıyla kütüphanemdeki kitapları karıştırırken benimde yıllar önce yazdığım birkaç kısa hikayemi buldum. Her ne kadar bu konuda iddialı olduğumu söylemesem de benim de bu kısa hikayeleri imha etmeme gönlüm razı olmadı
Bunlardan birini bu haftaki gazete yazımız olarak sizlerle paylaşmak istedik
Umarım beğenirsiniz
BİR AVUÇ GÖZYAŞI
Betül: _Anne !
Anne babam aşağıda arabanın yanında bizi bekliyor, daha hazırlanmadın mı?
Anne:_ Tamam kızım tamam ocağı, elektriği kontrol edip hemen geliyorum
Betül:_ biliyorsun bugün arife, acele edelim
Anne: _tamam hadi çıkalım. Zaten bugün baban bir yıldır görmediği annesini görecek ha unutmayalım giderken yolda çiçekçiye de uğrayalım bir demet sarı lalede alalım
...
Betül, o günün devamını bize şöyle tasvir ediyor;
Annem ve kardeşim ile birlikte merdivenleri hızlıca iniyoruz, babam arabanın arka kapısını açıyor, ailecek arabaya biniyoruz, önce annem sonra ben... kapıyı örtüyor babam...kardeşim ön tarafa çoktan oturmuş emniyet kemerini takmış...
Babam suskun, belli... biraz heyecanlı,biraz telaşlı bir şekilde şoför koltuğuna oturup kapıyı kapatıp aynayı ayarlıyor. O zaman arabanın dikiz aynasından birden babamla yüz yüze geliyorum... gözleri nemli...
Babam:_Hazır mıyız? Diyor
Hemen cevap veriyorum
_Evet... babacığım yolda çiçekçinin önünde durasın. Bir demet çiçek alacağız. Çok sever annen sarı laleleri diyorum
Babam: _ Tamam kızım iyi olur, zaten bir yıldır uğrayamadık
Hareket ediyoruz
Babam eski günleri yad ediyor
Çocukluğundaki tebessüm ettiren hatıraları anlatıyor
...
Derken varıyoruz babaannemin köyüne, babam arabayı müsait bir yere park ediyor. Ben ve kardeşim babaannemize doğru koşuyoruz, elimizde çiçekler ile...
Bırakıyoruz sarı laleleri hassas bir şekilde kabrinin üstüne
_ “ Babaanne biz geldik “ deyip fatiha’lar okuyoruz.
Ve gün batmak üzere
Babama bakıyorum hala gözleri nemli...