OYUNUN ÇOCUĞUN HAYATINDAKİ YERİ VE ÖNEMİ-2


"Oynayan çocuk; canlılığın ve sevincin sembolüdür."Hebbel

 

 

Sunay Akın bir Tv programında 2. Dünya Savaşı’ nın 1939 yılında, Almanların Polonya’ yı işgâli ile başlamadığını; asıl olarak 1932 yılında Hitler’in iktidara gelmesi ve oyuncak askerler yaptırması ile başladığını söyler. Bu silahlı askerler oyuncaklarla büyüyen tüm çocukların II. Dünya Savaşı’na katılan askerlerden oluştuğunu söyler.

         Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ nün “Uyum Çocuk” adlı sayfasındaki makaleler bölümündeki bir yazıyı izninizle paylaşmayı uygun gördüm; "Çocuğa pahalı bir oyuncak kayık vermek, onun bir tahta parçasından kayık yapmaya çalışırken aldığı yaratma hazzını yok edebilir" (A.S.Neil)  "Oynamayan tay at olmaz." (Atasözü) Günümüzde eğitimciler, etkin öğrenmenin insan potansiyelinin bütünüyle gelişebilmesi için temel teşkil ettiğini ve gelişimsel açıdan uygun öğrenme durumları sağlayarak etkin öğrenmenin en verimli şekilde gerçekleşeceği görüşündedirler. Bu doğrultuda oyun bütün gelişim alanlarını destekleyen çocuk merkezli genel çerçeve programı etkili öğrenme ortamını oluşturmaktadır.

          Oyun oynamak çoğu zaman sadece eğlence olarak algılansa da, çocuk gelişiminde oldukça önemli bir yere sahiptir. Oyun oynayan çocuklar problem çözme becerilerini geliştirerek kendi yeteneklerini keşfederler. Çocuklar, günün belirli saatlerini oyun oynayarak geçirmelidirler. Bu sürece sizin de dâhil olmanız, çocuğunuzla kurduğunuz iletişimin güçlenmesini sağlayacaktır.

          Oyun ortamında gördüğümüz tekrar davranışlarıyla çocuk, ancak kendi zihinsel yapılarının el verdiği kadarı ile özümleyebildiği bilgilerden yola çıkarak kendi gerçeklik yapılarını oluşturur. Bu gerçeklik yapıları, yeni deneyimler ve farklı bakış açılarıyla etkileşimler aracılığı ile değişime uğrar ve zihinde  yeniden yapılanır.

           Çocuğun en değerli öğrenme ve kendini keşfetme alanlarından bir tanesi de oyundur. Çocuklar oyun sırasında sosyal yeterliliklerini ve duygusal olgunluklarını geliştirirler. Yani, oyunlar çocuğun sosyal gelişiminde geniş bir yer kaplar. Oyunlar sayesinde çocuklar aşağıda verilen alanlarda gelişme gösterir:
Çocuklar oyunlar sırasında kendilerine verilen rollere göre sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerini pratik ederler. Ayrıca oyun içerisinde bulunan diğer arkadaşlarının duygularını da tanırlar.
 Oyun sırasındaki oyuncak ve deneyim paylaşımı, sırasını bekleme gibi önemli bir takım davranış biçimleri gelişir.  Oyunun mekânı, oyuncaklar ya da oyunun kuralları konularında tartışarak başkalarının bakış açılarını da deneyimlerler ve ortak bir paydada buluşmak için işbirliği yapma ve problem çözme davranışları gelişir.
 Duyguları yönetebilme ve ifade edebilmeyi sağlayan oyunlar çocukların duygu gelişimine katkı sağlar. Özellikle yap-inan oyunları (evcilik gibi rol üstlenme oyunları) çocuklara olumlu ve olumsuz duygularıyla ilgili sesli düşünme fırsatı tanıdığı için duygularını yönetme fırsatı tanır.
 Ayrıca, oyunlar çocukların sadece sosyal ve duygusal gelişiminde değil, fiziksel gelişiminde de etkilidir. Oyunlar, çocukların ince ve kaba motor kabiliyetlerini geliştirmelerine ve beden farkındalıklarının artmasına olanak tanır.
 Oyunlar sırasında çocukların bedenlerini kullanması (ip atlamak, top oynamak, logo ile oynamak gibi oyunlarla) onları fiziksel olarak da kendine güvenen ve kendinden emin olan bireyler haline getirir. Örneğin, ip atlamayı başardığınız günü düşünün. Birkaç başarısız denemeden sonra atlamayı başardığınız için kendinize güveniniz artmış ve ayaklarınızı ve vücudunuzun koordinasyonunu sağlamış olmaktan kaynaklı bir kendinden emin olma duygusu oluşmuştur.
 Ayrıca aktif hareket içeren oyunlar (saklambaç, yakalama oyunu, köşe kapmaca gibi) çocukların enerjilerini atmalarına ve kaslarının güçlenmesine katkı sağlar.
Bunların dışında oyunlar, çocukların yaratıcılıklarının gelişmesine yoğun olarak etki eder. Yaratıcı düşünce ve yaratıcı düşünceleri ifade etme öğrenmede ve çocuk gelişiminde önemli bir role sahiptir. Sigmund Freud (1958) çocukların oyunlarda yaratıcı bir yazar gibi davrandığını ve kendi dünyalarını yarattıklarını ya da kendi dünyasında var olan şeyleri kendi hoşlanacağı bir biçimde tekrar düzenlediğini ifade etmiştir.
 Son olarak, oynamak başlı başına yaşama sevinci ve mutlulukla doğrudan ilgilidir. Oynamak, çocukların hem bedenini hem de düşüncelerini harekete geçirir ve yaşamlarına canlılık getirir. Alman şair ve oyun yazarı Hebbel’in de dediği gibi "Oynayan çocuk; canlılığın ve sevincin sembolüdür." Saygılarımla Z. A. BAŞARAN

Kaynaklar:  Çocuk Gelişim Uzmanı Özge Alkan, çocuk için oyunun faydaları

Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Prof. Dr. Yankı Yazgan ile yapılan röportaj

Beden Eğitimi ve Oyun Öğretimi Anadolu Ünv. Yayınları

Sosyolog yazar Erol Erdoğan, Trakya ve Batı Trakya'daki çocuk oyunlarının sözlü unsurları

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ nün “Uyum Çocuk” adlı sayfa

http://www.uyumcocuk.gov.tr/m/page/ailedetay/3838_oyunun-cocugun-hayatindaki-yeri-ve-onemi

http://www.egitimtercihi.com/okulgazetesi/16866-oyun-un-egitimdeki-oenemi.html

https://www.omo.com/tr/kirlenmek-guzeldir/gercek-oyun/cocuk-gelisiminde-oyunun-onemi.html

Çocuk oyunlarının sözlü unsurları olan sayışma, tekerlemeler ve maniler 

Musa Alcan’ın Sosyolog yazar Erol ERDOĞAN ile yaptığı söyleşi  - Çocuk oyunlarının sözlü unsurları olan sayışma, tekerlemeler ve maniler 

pekguzelsozler.com                    

yukrukzeynel@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Haz

Oecd ve Pısa Sonuçları (3)

10May

Oecd Ve Pısa Sonuçları (2)

04May

Oecd ve Pısa Sonuçları (1)

18Nis

Davetsiz Misafir ‘Corona’

02Şub

İnsan ve Sevgi