Ege İnci'nin Yazar Hülya Atacan Yeşilaltay İle Röportajı

Ege İnci, Yazar Hülya Atacan Yeşilaltay İle Röportaj yaptı.

PAYLAŞ

1.Kısaca kendinizi anlatır mısınız?
İki mesleğim var. İkisini de tüm yaşamıma sığdırmaya çalıştım. 23 yıl Konstrüktör ressam (tekniker) olarak büyük bir özel kurumda çalışarak; müziği de dokuz yaşımda başladığım Üsküdar Mûsiki Cemiyeti’nde bulunduğum zaman diliminde yaşamım boyunca birlikte yürüttüm. İki mesleğim de birbirlerini sevdiler ve birbirlerinden hiç ayrılmadılar.  
1975 yılında TRT Ankara Radyosu’nun açmış olduğu amatör ses yarışmasında üçüncü olmam ile hız kazandı ve sonrasında radyoda bantlar doldurarak devam ettiğim müzik hayatıma, bildiklerimi aktarmak üzere, tekniker olarak çalıştığım özel sektör kuruluşunun, çalışanlarına özel kurulan, amatör bir topluluğun, şefliğini yapmakla devam ettim. İki yıl kadar Lüleburgaz Halk Eğitim Merkezi’nde koro şefliği görevini üstlendim. TRT İstanbul Radyosu’nda konuk ses sanatçısı olarak programlara katıldım. Yaklaşık iki yıl kadar İstanbul Salacak Mûsikî Topluluğu’nda bono ve solfej dersleri verdim. Solo konserlerim halen devam etmektedir. 
Yunan şefimiz, Elena Mudiri Hasiotu yönetimindeki, Tarabya Rum Ortodoks Metropolitliği “Dafnes” kadın korosunda yunanca başta olmak üzere, evrensel dillerde olan şarkılar öğreniyor, koristlik yapıyorum ve koronun yurt içi, yurt dışı konserlerinde yer alıyorum.
Halen üyesi olmaktan gurur duyduğum Üsküdar Mûsiki Cemiyeti’nde arşiv yetkilisi olarak çalışmalarımı sürdürmekteyim. 

2.Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?
Müzik ile edebiyat; güfteler ve şiirler yönünden kardeş sayılırlar. Edebiyata olan sevgim çocukluğumdan itibaren vardı. Eşim Lütfü Ertuğrul Yeşilaltay; “bilgi ve birikimlerini bir kitap haline getirmelisin” diyerek beni teşvik etmesi ile 2017 yılında başladı. Mûsikîde Üslûp -Tavır adlı kitabımın devamında, T.C. Merkez Bankası’nın, Üsküdar Mûsikî Cemiyeti’nin 100. Yıl anısına bastırmış olduğu kitabın arşiv düzenlemeleri ile metin yazarlığını yaparak devam ettim. Halen mûsikî konulu kitap yazmaya devam ediyorum. 

3. Yazmanızda en büyük etken nedir?
Elbette ki mûsikî. İyi ki böyle muazzam bir mûsikîmiz var. İlham veren her zaman mûsikî oldu. 

4. Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir peki?
Çalışma odamda yazarken, zorluktan ziyade, kolaylık sağlayan yine radyoda çalan şarkıların verdiği ilham ve keyifle zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Minik bir zorluk olarak gözlerimin yorgunluğu diyebilirim. 

5. Kitabınız daha çok hangi yaş gruplarında ilgi çekiyor? 
Türk mûsikîsi elbette günümüzde de eskiden olduğu gibi bir zümre mûsikîsidir. Çok kişiye hitap etmez ancak son yıllarda az da olsa gençlerimizin ilgisini çekiyor. Konservatuarlarda okuyan gençlerimiz ve mûsikîye meraklı mûsikisever kişilerin ilgisini çekebilir. Bu nedenle bir yaş gruplaması yapamayacağım.  

6. Yazarken ilham aldığınız şey nedir? Bir kişi olabilir bir nesne olabilir. O ilham periniz size ne olunca geliyor?
Öncelikle şiir ya da güfte beni çok etkiler. Genellikle, ayrılıklar, hüzün, hasret, özlem içeren şarkıları dinlediğimde veya güfteleri okuduğumda hep bir şeyler yazmak isterim. İlham, şiirde ve güftede tabi önce etkin oluyor. Bir çırpıda heceler kalemimin ucunda oluyor. Sonrasında da nağmeler kulağıma düşüyor ve beste olarak kalbime yansımasıyla hem beste olarak nota kağıtlarına hem de yazdığım yazılarıma yansıyor.  

7. Beğendiğiniz ve kitaplarını okuduğunuz bir yazar var mı?
Genellikle müzik ağırlıklı kitaplar okurum. Kitapçılarda hangi müzik kitabı çıksa benim olmalı der ve hemen satın alırım. Sahaf kitapçılarını gezerim. İnternetten eski müzik kitaplarını takip ederek satın almak isterim. Yazar ayırımı yapmam ama müzikolog yazar Cem Behar’ın kitaplarını severek okuyorum.  

8. Peki yazarlarla görüşme imkânınız oldu mu? Bir araya geldiniz mi hiç?
Maalesef böyle bir imkânım olmadı. Sadece eşimin sayesinde yakın ağabeyi olan Yazar Sayın Doğan Hızlan ile tanışmam ve onun o güzel sohbetlerini dinlemek bana nasip oldu diyebilirim.

9. Konularınızı nasıl seçiyorsunuz?
Konu elbette müzik konusunda oldu her zaman. 

10. Peki son olarak Buradan okurlarınıza seslenmek isteseniz ne derdiniz?
Yine müzik ile cevaplamak  isterim bu sorunuzu.
Müzik hayattır. Ağlatır, güldürür, duygulandırır, aşık eder, şaşırtır, bazen yaşamın sevinci, bazen de hüznü olur. Tüm duygular, şarkılarda, güftelerde gizlidir. Hangi dil ve hangi müzik türü olursa olsun, melodi içinize işliyorsa orada hayat vardır. Müzik de kitap da evrenseldir.  Kitap okumak, ufkunuzu genişletir. Sosyalleşmenizi sağlar, bilgi ve becerinizi geliştirir. Kitaplarda, yaşamın sevincini, korkuyu, hüznü, aşkı, komediyi, dramı, bilgi ve beceriyi, yaşama dair her konu ile hayatı bulursunuz. Kitap hayattır…

Röportaj için çok teşekkür ederim. 


 

Haber Merkezi

Harput Sancak Haber

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN