- Haberler
- MÜSİAD Elazığ Şubesi Türk Tarihinde Ermeni Meselesi ve Gerçekler Konferansında Buluştu
MÜSİAD Elazığ Şubesi Türk Tarihinde Ermeni Meselesi ve Gerçekler Konferansında Buluştu
Müstakil Sanayici ve İş Adamları Elazığ Şubesinin Dost Meclisinin bu ayki konuğu Fırat Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. İbrahim YILMAZÇELİK oldu. Türk Tarihinde Ermeni Meselesi ve Gerçekler başlığı altında bir konferans verdi.
Müstakil Sanayici ve İş Adamları Elazığ Şubesinin Dost Meclisinin bu ayki konuğu Fırat Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. İbrahim YILMAZÇELİK oldu. Türk Tarihinde Ermeni Meselesi ve Gerçekler başlığı altında bir konferans verdi.
Konferans öncesi kısa bir açılış konuşması gerçekleştiren MÜSİAD Elazığ Şube Başkanı Hasan Uzun, "Ermeni Meselesi” konusunda son dönemlerde bazı gerçeklerin dile getirilmediğinden bahisle, Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik’i ağırlamaktan onur duyduklarını söyledi.
Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik, yaklaşık iki saat süren konferansta başlangıcından günümüze kadar gelen süreçte, Ermeni Meselesini gerek Türk Arşivleri ve gerekse Yabancı Arşivlere yansıyan belge ve resimlerle anlattı.
Ermeni Meselesinin günümüzde ilmi bir mesele olmaktan çıktığını söyleyen, Yılmazçelik bu meselenin tamamen siyasi ve diplomatik bir mesele olduğunun altını çizdi.
Türk Tarihinde Türklerin Ermeniler ile karşılaşmasından itibaren Ermenilerin devamlı olarak korunup, kollandığını hatta Osmanlı Devleti döneminde “Millet-i Sadıka” diye adlandırıldıklarını söyledi. 19.yüzyıla gelinceye kadarki süreçte Ermenilerin, Türk Kültürünü tamamen benimsediklerini ve hatta bunu günümüzde dahi bunu bazı alanlarda devam ettirdiklerini belirterek, Ermenilerin 19.Yüzyıldan itibaren Şark Meselesinin bir uzantısı olarak Batılı devletler tarafından kullanıldığını belirtti. 1881 yılından itibaren başlayan Ermeni İsyanlarının, I.Dünya Harbi sırasında tamamen Türk ve Müslümanları, Anadolu’dan çıkarmak için Batılı devletler tarafından tahrik ve teşvik edildiğinin bugün için tarafsız bütün bilim adamları tarafından kabul edildiğinin altını çizdi. Osmanlı Devletinin I. Dünya Harbi sırasında uygulamak zorunda kaldığı “ Zorunlu Tehcir “ hadisesinin, daha sonraki dönemlerde Ermeni Diasporası tarafından “Soykırım” şeklinde Dünya Kamuoyuna sunulduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim YILMAZÇELİK, bugün bu iddianın tamamen asılsız olduğunun ortaya çıktığını belirtti. Bu dönemde Zorunlu Tehcire tabi tutulan Ermeni Nüfusunun büyük çoğunluğunun Mondros Mütarekesinin imzalandığı 1918 tarihinde hayatta olduklarını belgelerle ortaya koydu. Zorunlu Tehcir sırasında Ermeni Kayıplarının 40 bin civarında olduğunu ancak buna karşılık asıl soykırımı Ermenilerin yaptığını, Türk ve Müslümanlardan yaklaşık olarak 400 bin civarında insanımızı katlettiklerini belgeleriyle ortaya koydu.
I.Dünya savaşı öncesi ve sonrasında Ermeniler tarafından Anadolu ve özellikle de Doğu Anadolu’da Türk ve Müslümanlara karşı soykırım yapıldığını belirten, Yılmazçelik, Bugün için Anadolu’nun pek çok yerinde Ermenilerin katlettiği insanlarımıza ait toplu mezarların bazılarının hala daha açılmadığını söyleyerek, Soykırım iddiasında bulunan Ermenilerin kendilerine ait bir tek toplu mezar dahi gösteremediklerini söyledi.
Ermenilerin, Anadolu’da yapmış oldukları soykırıma ait pek çok belge ve resmi de gösteren konuşmacı, daha sonraki dönemlerde bu resimlerin Ermeniler tarafından sanki kendilerine aitmiş gibi gösterilmek suretiyle Dünya kamuoyunun yanıltıldığının da altını çizdi.
Ermeni Diasporasının çalışmaları hakkında da bilgi veren Yılmazçelik, 2000 li yıllardan itibaren Ermenilerin, Türk kamuoyunda da yoğun bir propaganda faaliyetine giriştiklerini ve bunun sonucu olarak da bazı Devlet Üniversitelerinde bile Ermeni tezlerini destekleyen sözde ilim adamlarının ortaya çıktığını belirtti. Tamamen Batının uşaklığını yapan bu sözde ilim adamlarının çalışmalarının Türk Kamuoyunda yeterli tepkiyi görmediğinden bahseden Yılmazçelik, bunun ülke menfaatlerine ve ilmi gerçeklere aykırı olduğunu belirterek, Ermeni Meselesinin Türkiye’de bütün vatandaşlarımıza en küçüğünden en büyüğüne doğru bir şekilde anlatılmasının zorunlu olduğunu söyledi.
Son olarak dost ve kardeş ülke olan Azerbaycan’ın bugün için üçte birinin Ermeni işgali altında olduğunu söyleyen, Yılmazçelik Türkiye olarak bu meselede Azerbaycan’a gerekli desteğin verilmesinin şart olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu konuda alması gereken tedbirlere de işaret eden Prof. Dr. İbrahim Yılmazçelik, öncelikle Türkiye kamuoyunun bu konuda doğru bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesinin şart olduğunun söyleyerek, konuşmasını tamamladı.
Mehmet GÜLEÇ
MÜSİAD Elazığ Şubesi Basın Sözcüsü
Bakmadan Geçme





