Profesör Doktor Orhan Kavuncu'dan Sıcak Gündeme Dair Değerlendirmeler
Türkiye bu badirenin üstesinden gelecek, yaralarını saracak ve 21. asra ışık tutan, rehberlik yapan bir anlayışın ve gücün beşiği olacaktır.
PKK ve DAİŞ (veya IŞİD) arasında bir tercih yapmak, birisini daha “ehven-i şer” görmek durumunda mıyız?
Suruç’ta ölen 32 can bizim canımızdır. Bunlara üzülmeyen, hatta içten içe sevinen, “oh olsun” diyenlerle kendimi aynı tarafta göremiyorum.
Bunu kimin yaptığı ayrı mesele… Şimdilik IŞİD yapmış görünüyor. Böyle çıkmasa da PKK yapmış olsa ne değişecek? Ölen canlar geri gelecek mi?
Suruç’ta ölen ve yaralanan taze fidanlara üzülmeyenleri kınayanlar elbette haklısınız. Ama iki polisimizin intikam için PKK tarafından katledilmesine alkış tutanları da kınayabilmelisiniz.
PKK intikam için iki polisimizi şehit etti. Buna alkış tutanları kınayanlar elbette haklıdırlar. Ama Suruç’ta ölenlere “oh olsun” diyenleri de kınamalısınız.
Türkiye'nin çekilmek istendiği batağa saplanmaması sağduyu ile mümkündür, aklı selim galip gelmelidir. Türkiye Suriye olmamalıdır. Bu sancıları çekeceğiz ama neticede sağlığımıza kavuşmanın yolu terörden medet ummak değildir.
PKK, Kürt halkının temsilcisi değildir. IŞİD milyarlarca Müslümanın temsilcisi değildir.
Duygularımızı kontrol edip terörün tuzağına düşmeyelim.
Suriye’de Kürt siyasi yapılanmasını engelliyor diye IŞİD’e sempati beslemek ahmaklıktır. Çünkü IŞİD, PYD'yi Dünya kamuoyunda sempatik hale getirmek için kullanılan bir piyondur. Öyle olmasa da bir terör örgütüdür; sempati duyulması dahi kötüdür.
IŞİD’e karşı PYD/PKK direnişinden medet uman batının tıynetini zaten biliyoruz. PKK ile aynı tarafta yer alıp Türkiye’yi IŞİD ile savaşa çağıran çığırtkanlara kanıp da taraf haline gelenler de duygularını gözden geçirsinler. Kimse kışkırtıcılık yapmasın. Kimse de kışkırtıcıların gazına gelmesin.
Sözün özeti, Türkiye bu badirenin üstesinden gelecek, yaralarını saracak ve 21. asra ışık tutan, rehberlik yapan bir anlayışın ve gücün beşiği olacaktır.
Bakmadan Geçme





