Eğitim Denetiminde Paradigma Değişimi - Demir KURTBEYOĞLU Eğitim Bilim Uz. Eğitim Müfettişi

Eğitim Denetiminde Paradigma Değişimi


Temelleri yaklaşık Platon’a dayanan pozitivizmin [Newton’cu yaklaşım] öğretileri yerine, kuantum “fiziğinin” öğretilerinden esinlenerek ortaya atılan yeni teori ve bilimsel bulguların; günümüze değin ulaşılan bilginin, yenilenerek ve gelişerek bilimin kurallarını değiştirdiğini biliyoruz. Bu değişim kendisini her türlü bilimsel yöntem, bulgu ve yorumlarda olduğu gibi bilgi edinmeye dönük epistemolojik inançlarda da kendisini göstermektedir. Bu değişim ve bilim evreninde yaşanan her türlü gelişme ve değişme, bilimsel bilginin elde edilişine dair yeni metot ve stratejileri de değiştirmiştir.  

 Değişimin sonucunda ortaya çıkan epistemolojik inanç ve bilimsel bilginin elde edilişine dair her türlü yeni anlayış ve beklentiler, eğitimin yönetim ve denetiminde olduğu kadar; bilimin elde edilişine dair yöntemlerde ampirik yordama  [deneye dayalı] yöntemini ile rasyonel aklı bir kez daha hatırlatmıştır. Çünkü insanoğluna günlük işlerin başarılmasında ve yeni üretim biçimlerinin ortaya çıkarılmasında en etkili yolun rasyonel akıl ile deneye dayalı bir sorgulamaya bicimi olan eleştiridir.   

Eleştiri, bize kuramsal bilginin olduğu kadar, eğitimin uygulanmasına dair eylemin tartışılmasını da beraberinde getirmiştir. Eğitimin uygulanma şekli yani seçilen metot ve stratejiler, eğitim ile ilgili kararların son halkası ama en önemli halkasını oluşturur. Bu durumda eğitimi yönetme ve uygulamaya dönük seçilen “yöntem” ve bu yöntemin doğruluğu sürecin başarıya ulaşması için önemlidir.  Bu sürecin doğruluğunu kanıtlayan birim ise denetimdir. Denetim, eğitim programlarının öğreticiler tarafından planlama ve sunumu arasında geçen tüm ilişki ile sunumun sonucunda ortaya çıkan eylemlerin yerindeliği ve sonuçların [çıktılar] amaçlara uygunluğunu ölçer. İşin bu yönüyle denetim;  eğitim ve yönetim süreçlerini resimlemekle birlikte eğitimi yenileyen ve geliştiren dinamik bir sürece işaret eder.   

Bu nedenle eğitimde “denetim”, eğitim sürecini yenilemek ve paydaşları ile birlikte geliştirmek için oldukça önemlidir. Çünkü eğitimin doğru yönetilmesi ve öğretim süreçlerinin yerindeliği [amaç-geçerlilik ve güvenirlilik] ile öğrenci başarısının amaçlara uygunluğu reel bir “denetim” sonucunda ortaya çıkar. Çünkü denetim bizi değerlendirmeye götürür. Denetim eğitimi değerlendirmenin ön şartıdır. Denetim olmadan değerlendirme, değerlendirme olmadan eğitime dair süreçler doğru [ öğrenme-öğretme] işlemez.  

Eğitim denetimi, eğitimi bütün süreçleriyle birlikte gözleyerek, eğitimsel davranışları eleştirel bir yaklaşımla sorgulama, kuram [öğrenme ve öğretme kuramları, eğitim yönetimine dair teoriler] ve eylemlerin fotoğrafını ortaya çıkarma [betimleme] gibi denetimsel bir özelliğe sahiptir. Onun bu özelliği eğitime dair kuram [ eğitime dair sistematiğe edilmiş bilgiler] ve eylemlerin [öğretim becerileri] dinamik olmasına işaret eder ki; bu da süreci statik olmaktan çıkarır. 

Eğitim denetiminin bu özelliği eğitimsel davranışların gelişmesine ve öğrenci niteliklerinin yenilenmesine işaret eder. Ayrıca eğitim kurumlarında yapılacak her türlü değerlendirme, eğitim örgütlerinin kaynakları [maddi ve insan kaynakları] verimli ve etkili kullanmasına neden olur. 

Yukarda açıklamaya çalıştığımız nedenler ile epistemolojik değerlerde yaşanan her türlü gerilim ve anlayışlar; bilimsel bilginin elde edilişine, kullanılmasına ve tüketilmesine dair yeni yol ve yöntemleri ortaya çıkarırken, eğitimin bundan etkilenmemesi düşünülemez. Çünkü “eğitim”; tarihi, konumu ve etkileri bakımından insanlığın ulaştığı uygarlığın ve dolayısı ile her türlü teknolojik gelişmenin odağında yer alır. Bu nedenle bilim ve teknolojide yaşanan değişim ile birlikte bilimsel bilginin elde edilişine dair inanç, tutum ve yargılar günümüzde yeni bir boyut kazanmış,  eğitimcilerin ve öğretmenlerin 

çocukları yetiştirme eyleminde ciddi değişikliklere neden olmuştur. Çünkü bu sürecin gelişmesinde ve yeni taktiklerin ortaya çıkarılmasında en etkili yolun bu olduğu söylenebilir.  Hal böyle olunca denetim örgütlerine çok iş düşmekte ve her türlü paradigma [değerler dizisi] değişimini herkesten önce sezmek ve uygulamak gibi bir uygulamanın da içerisinde olmalıdır.  Yani günümüze değin değişen paradigmayı herkesten önce okumalıdır. Çünkü yeni değerler dizisi ile ortaya çıkan denetim eğitimde plan-kontrol, betimleme ve geliştirme süreçlerini oluşturur. Öğrenme ve öğretme süreçlerini eğitimin merkezine alarak; oradan yönetimi, eğitimin paydaşlarını ve çıktılarını etkilemeye dönük ciddi kararlar alır.  

Bu şu demektir: eğitimde ve eğitim uygulamalarını akredite eden denetim faaliyetlerinde, “öğrenme” ve “öğrenci merkezli” eğitim yaklaşımları temele alınmalıdır. Çünkü öğrenme ve öğrenci merkezli yaklaşımlar, öğrenme sorumluluğunu öğrenciye bırakan aynı zamanda öğretmenlere mesleki yaşantılarında sürekli arayış ve yeni kavrayış özellikleri katan gelişimsel bir yaklaşımı hedef alır.   Bu yaklaşım, her kes için eğitimde öğrenmeyi ve yenilenmeyi okulun merkezine koyar. Çünkü eğitimin merkezinde “öğrenme” vardır. Öğrenme ise eğitim olgusunun çekirdeğini yani özünü oluştur.   

İşte bu nedenle eğitimde eleştirel bakış, bilgiyi sorgulamayı ve nedenlerini ortaya çıkarmayı gerektirir. Bilgiye dair nedenler ortaya çıkarılmalı ki, kişi yeni buluşlara ve yeni keşiflere ulaşabilsin. İşte eğitim denetiminde değişin değerler dizisi [ paradigma]; öğrencinin öğrenmesini temel alan, bilgiyi üretmeye dönük, eleştirel bakış açısı ile güçlendirilmiş, deneye açık ve rasyonel akıldan yararlanan bir denetim anlayışıdır. Bu bir değerler dizisidir ve bilginin elde edilişine dair yeni teknik ve taktiklerin bir sonucudur. Ancak eğitime dönük değerler dizisi [paradigma] kolay değişmez, değiştiği taktirde eğitimbilimlerinde ve teknolojilerinde kuralları ilkeleri ve kavramları birlikte değiştirir. 

 Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz: insan hayatına yüklenen yeni anlam ve sorunların karmaşıklığı öğrenme ve öğretme süreçlerini yeni bir durum değerlendirmesine, yeni kavrayışlara, inanışlara ve anlayışlara doğru itmiştir. Bunun nedeni insanlık yeni bir dünyaya yelken açarken; bir sürü bilinmezleri de beraberinde sürüklemesidir. Çünkü yaşantımıza her gün yeni değerler girmekte, yeni anlayış ve beklentiler yer almaktadır. Böylece insanlık tarihi bakımında insanoğlu adete yaşanan gelişmeler, bilim ve teknikte ortaya çıkan baş döndürücü yenilikler ve imkanlar insanları yeni bir serüvene ulaştırmaktadır. Bu durumda hayata dair serüvenlerin biri biterken diğeri başlamakta, yaşamın karmaşası her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır.  

Bu durum insanoğlu için adeta büyük denizlere yelken açmaya benzer. Büyük denizlerde karşılaşacağımız dalgaların boyutları ise bilinmemektedir. Bu kadar bilinmezler karşısında eğitim uygulamalarını ve daha da önemlisi değerlendirme sistemini gözden geçirmek, denetim sisteminde önemli kararları almak gerekir. Alınan kararlar denetimi ve süreçlerini bütüncül [plan-gözlem-açıklama ve bulguları yorumlamaya dair rapor] olarak geliştirmeye dönük olmalıdır. Bu durum denetim sistemini geliştirmeni doğrudan değerlendirmeyi daha rasyonel kılacağından, öğrenme ve öğretme süreçlerinin geçerlilik ve güvenirliliğinin de “ussal” olmasına neden olacaktır. Yaşanan ve yaşanabilecek sürecin sonunda ülkemiz insanının geleceğe dönük iyi yetişmesi vardır. Bu durum ekonomi ve kalkınma için de önemlidir. 

  Gençlerin ve çocukların nitelikli bir eğitimden geçirilmesi ise aynı zamanda anayasal bir zorunluluktur. Nitelikli eğitimi; programlar, amaçlar, öğretim teknolojileri, iş görenlerin ( öğretmen-yönetici) performans ölçütleri ile iyi yapılandırılmış bir öğrenme çevresi oluşturur. Çünkü program, çevre (uyarıcılar), teknolojiler, düşünce ve ortamlar bireyin yetiştirilmesinde önemli değişkenler, olarak görülür. Eğitimi etkileyen değişkenleri yönetmek, tasarlamak ve sistemi dönüştürmek ise düzeyli değerlendirmeler, gerektirir. Yüksek kaliteli bir değerlendirmenin ise bilimsel bir denetim sonucunda gerçekleşebileceği bilinmektedir. Çünkü eğitim ile ilgili alınan kararların yerindeliği ile öğretim ve yönetim süreçlerinin geçerliliği uygun bir denetim ile ortaya çıkar.  

Sonu: Denetim ve değerlendirme eğitimin gerçekleştirilmesi gereken en önemli öğesidir. Eğitim ve yönetiminde süreçler bütünüyle değerlendirilmeden eğitim ile ilgili yeni kararların alınması ve sistemin kendini yenilemesi düşünülemez. Eğitim ve uygulamalarının onu etkileyen süreçleriyle birlikte işletilmesi, düzeltilmesi ve eksiklerinin tamamlanması ancak denetim süreçlerinin etkili kullanılmasına bağlıdır. Çünkü öğretmen yönetici ve personellerin; verimli, etkili, ekonomiklik bakımından kontrol edilmesi, 

eksiklerin tamamlanması ve sürecin geliştirilmesine dönük kararların alınması gelişimsel bir anlayışla yürütülen denetim sonucunda gerçekleşir. Denetimi ortadan kaldırmak yerine denetimde işleyiş ve metot değişikliğine gitmek, yukarda açıklamaya çalıştığımız değerler dizisinin de bir gereği olsa gerek.   
Hoşça kalın Eğitim ve Denetimle kalın. 

demir65kurtbey@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Mar